Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Avukat Halil Yağan Göreve Talip      Biga Belediyesi Korosu Türkülerle Gönüllerde Taht Kurdu      Çanakkale Barosu’nda Ruhsat Töreni Heyecanı      Selçuk Görgel Mağduru İntihara Kalkıştı      Türkiye Gerçeği      Çanakkale Güç Birliği Platformundan Açıklama      Çan’a 8’nci Spor Aktivite Alanı      AK Parti Tülay Ömercioğlundan: Aday Adayı Açıklaması      Kartallar ve İnsanlar       Aradık, sorduk; "Nedir Bu #DuvarıAş?"      Ünlü Müteahhitten Haber Alınamıyor      Tarihî Alan Başkanlığından“Koruma Mevzuatı” Konulu Eğitim Verildi      CHP Biga İl Genel Meclis Üyeliği İçin Seçimler Sonuçlandı      Karamsar Bir Yazı      Biga TSO’dan Sertifika Töreni      Başkan Kuzu’dan Diyabet Farkındalığına Destek      Mutlu Bebekler, Hoşgeldin Bebeğim Partisi’nde      Hareketli Ol Diyabet Olma      Kaçak İçki Operasyonu’nda Rekor Ceza!      Haftalık Faaliyet Programı 17.11.2018 – 23.11.2018     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
16/03/2018 10:27
Bir Milletin Tarihsel Hafızası Nasıl Silinir?

Sultan Alparslan'ın Malazgirt zaferinden sonra esir aldığı Bizans İmparatoru ile aralarında geçen konuşmadan küçük bir not.

Sultan Alparslan Bizans imparatoru Diojene sorar:

“Sen tarih bilir misin?

Diojen cevap verir:

Hayır, hiç okumadım.

Alparslan cevap verir:

Tarih bilmeyen hükümdarların sonu işte böyle olur!”

Bilmem farklında mısınız? Avrupa, ABD ve diğer gelişmiş ülkelere baktığımızda, gerek devlet yönetimlerinde gerekse özel sektör de yüz yıllar öncesinden süre gelen tarihi değerlerine ödünsüz sahip çıkmaktadırlar.

Yüz yıllar öncesinden devletin yönetildiği binalar aynı özellikleri ile korunup aynı hizmetler o binalarda verilmektedir.

Yine bu ülkelere baktığımız da kendi bakanlıklarının logoları, özel sektörün ürünlerinde kullandıkları logolar, gazetelerinin başlıkları ilk günkü özelliklerini taşımaktadır.

Yüz yıllar sonrası bile o logoları gören herkes o ürünün hangi ülkeye ait olduğunu bilmektedir.

Avrupa da Milli Takım ve diğer spor kulüplerinde kullanılan formaların renginde bile değişim yoktur. Bizde Mili Takımımızın formasının kırmızı beyazdan turkuaza dönüştürüldüğünü gördük.

Dünya da ülkelerin değerlerini korumaya “tarihsel ve toplumsal hafızaya sahip çıkmak deniliyor.

Bizde ki durum ne, bir de buna bakalım.

Milli Eğitim de değişim önce cumhuriyetimizle yaşıt olan logosunun değişimiyle başladı. Sonra “Milli Eğitim” yazboz tahtasına dönüştürüldü. Milli müfredat defalarca delik deşik edildi hala da ediliyor.

Geleceğin güvencesi çocuklarımızın anasınıfı ve ilköğretimleri boyunca okudukları “andımız kaldırıldı. Şu anda okullarda hiçbir öğrenci andımız hatırlamamaktadır.

TSK’da durum farklı değil. Subay yetiştiren okullar kapatıldı. Subaylar artık sivil üniversitede yetiştirilmektedir.

Şehirlerimizden birer birer artık nerdeyse tarihi değer taşıyan Atatürk heykelleri sökülmeye vinçlerle kaldırılmaya başlandı.

 Avrupa da en küçük bir eser dahi koruma altındayken bizde kurucu liderimizin devasa büyüklükte heykelleri kamyonlara yüklenerek bir meçhule götürülmüştür.

Hatta bazı gazeteciler bayrağımızın renginin ve şeklinin değişmesini istediler.

Türkçemizin atalarımızla olan bağımızı kopardıklarını Osmanlıca veya Arapçaya geçmemizi istediler. Hala da bu tartışma sürmektedir.

İstiklal marşımızın kaldırılmasını isteyenler kadar güfte ve bestesinin değiştirilerek ilahi formatında okunmasını isteyenler var.

Sağlık Bakanlığının tıp dünyasını anlatan müthiş bir logosu vardı. O da değiştirildi. Onun yerine garip bir logo kullanılmaktadır. Çizgi filmlerden fırlamış bir hayalet figürü gibi.

Gazete başlıklarına yani logolarına bakın onlarda aynı.

Yılların Hürriyet gazetesi, çocukluğumun gazetesidir ki rahmetli babam sayesinde daha çocuk yaşta o gazete ile tanışıp gazete okuma alışkanlığını kazanmışımdır. Sarı renkli başlıklı harika bir “Hürriyet” başlığı vardı. Baktıkça insanın içini ısıtıyordu. Bir baktık onun yerine soğuk ve itici bir “Hürriyet “ gazetesi logosu kullanılmış.Kendimi ne kadar zorlasam da o gazeteyi bir daha alamadım.Çünkü yabancılaşmıştı.

Sanayi sektöründen bir örnek olarak Arçelik’i vereyim. Onlarca yıldan beri kullandığımız ve çocukluğumuzdan itibaren dünyanın neresinde görsek tanıyacağımız o muhteşem logo bir baktık anlamsız bir şekle bürünmüş.

Sırf logo değişikliğinden dolayı o firmanın ürünlerini bile evime sokmadım.

Yani söylemek istediğim, bir milletin hafızasını silmek istiyorsanız, geçmişle bağlarını kopartmak istiyorsanız fazla bir şey yapmaya gerek yok.

Sadece değerlerine ait logolarını, isimlerini, ortak değerleri değiştirmek, tarihi binalarını atıl durumda bırakmak yeterlidir.

“Tarihini Bilmeyen Millet, Hafızasız İnsan Gibidir.” Diyor Araştırmacı Yazar Ahmet Zeki Sarıhan.

Bir insan için hafıza ne kadar önemli ise bir millet ve devlet içinde tarih o kadar önemlidir.

Milletlerin ve devletlerin hafızaları da tarihleridir.

Tarihini unutan veya unutturulan milletlerin hafızaları silinmiş demektir.

 Hafızası silinen insan ne duruma düşerse, hafızası silinen millet ve devlette aynı duruma düşer. Eğer her gün bir değerimizi tartışmaya açarsak, değiştirirsek bu gidişle hafızasız bir millet olacağız.

Gerçekten tarihsel hafızamız yerinde duruyor diyorsanız buyurun yıllar öncesine dönelim.

Çanakkale’de neden ve niçin savaştığımızı ve bu zaferimizin sonuçlarının bugüne nasıl yansıdığını kaçımız biliyoruz.

 Kurtuluş savaşımızın ne için kimlere karşı yapıldığını hangi şartlarda yapıldığını ve o savaşın kahramanlarını kaç kişi anlatabilir?

Bu savaşlarda verdiğimiz şehitlerimizi, gazilerimizi kaçımız rahmet ve minnetle anıyoruz.

Bize bugünkü cumhuriyetimiz, bağımsızlığımız kazandıran Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını kaçımız biliyoruz ve anıyoruz.

Kaçımız bu kahramanlara hakaret edenlere “dur” diyebiliyoruz?

Bunlar hatırlanmadığında, Atatürk, vatan, millet, bayrak, şehit, cumhuriyet, bağımsızlık gibi değerlerde böylece unutulmuş olacaktır.

Kısacası milli ve tarihi hafızanı yitirirsen işte bunların olması kaçınılmaz olacak, yeni nesil bu vatanın değerini asla bilmeyeceklerdir.

Unutmadan şunu da söyleyeyim, devletlerin arşivleri, devletlerin yaşayan hafızalarıdır. Arşivler yok edilirse hafıza silinir. Arşivlerimize de mutlaka sahip çıkmalıyız.

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Türkiye Gerçeği
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur İçinde Yaşamak(4)
Kadir Atay
Biga Futbola Doyacak
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Kartallar ve İnsanlar
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0