Hayatınızda kaç defa yeni sayfa açtınız? Kaç defa yeni bir başlangıç yapmayı denediniz? Kaç defa yeni başlangıçlarının daha en başında yarım kaldı istekleriniz?
Yenilenmek için yeniye yer açmak, eski olandan kurtulmak gerekiyor.
Geçmişten kopamayan insanlar değişimi, eskiyi unutmanın bir sonucu olarak görürler. Bu sebeple de son derece nostaljik bir şekilde eskiyi hatırlatan, geçmişi yansıtan her şeyin yaşatılması gerektiğine inanırlar.
Eskiye bağlılık "değer bilmek" anlamına geldiğinden bazıları için yeni bakış açılarına yönelmek vefasızlık demektir. Oysa yeniyi kabullenmekle vefalı olmak birbirini dışlayan kavramlar değildir. Hepimiz hem vefalı olup hem de değişime ayak uydurabiliriz. Hayatımızın geri kalan kısmını gönlümüzce yaşayabiliriz.
Biliyorum bu çok kolay değil. Ama hayat insana bunu öğretiyor; elbette bedelini ödeterek. Mevlana ne güzel demiş? “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım...” Lazım da, geçmişe takılıp kalmadan, ileriye bakarak ve yeni umutları kucaklayarak kaçımız yeni şeyler söyleyebiliyoruz acaba? Kaçımız yaşama yeni sayfalar açabiliyoruz?
Bırakın geçmişi geçmişte kalsın. O büyük başarıları, başarısızlıkları, hırsları, sevinçleri, kederleri. Bakın, tren kaçıyor, bırakın dün dünde kalsın, düne ait ne varsa onlarla beraber. Bugün yeni şeyler söyleme zamanı artık diye düşünelim.
Yaşamı sevdiklerinizle keyif alarak yaşayın. Ertelemeyin… Unutmayın, belki değil, muhakkak, yarın çok geç olacaktır. Yaşadığınız andan keyif almaya bakın.
Zaman ırmağı hiç duraksamadan akıp gidiyor. Dün hiç yoktu ama, bugün saçlarımıza aklar düşmüş bunu görün. Beş yıl önce nasıldınız, eski resimlerinize bakın. Zamanın ne kadar acımasız olduğunu göreceksiniz.
Daha “dün” kucağınızda tuttuğunuz, ona yürürken, koşarken oynarken yardımcı olduğunuz çocuğunuz çoktan boyunuzu aşmadı mı? Kendisine yeni bir hayat kurmadı mı?Yarın geç olmadan yakalayın hayatı.
Yazarını bilmediğim “Yaşamadan ölmek” isimli şu şiir aslında ne kadar güzel anlatıyor yaşamın önemini.
“Bir zamanlar, liseyi bitirip üniversiteye girmek için ölüyordum;
Sonra, ölüyordum üniversite bitsin, işe başlayayım diye!
Derken, evleneyim, çocuklarım olsun diye ölmeye başladım…
Çocuklarım oldu, ‘Ölürüm onlar için’ diye düşünmeye başladım.
Büyüsünler, iyi yetişsinler diye ölümüne çalıştım;
An geldi, ‘Ölürüm arkadaş emekli olmak için’ dedim kendi kendime!
Şimdi gerçekten ölüyorum ve birden farkına vardım ki,
Yaşamayı unutmuşum…”
Yaşadığın her anın kıymetini bil,
Her günün keyfini çıkar…
Eğer sizde hayatınıza yeniliklere yer açamıyorsanız sorun dünden kurtulamamanız olabilir.
Dünü çıkarın hayatınızdan. Bırakın dünler dünde kalsın.
Yeni bir yazıda buluşmak ümidi ile her şey gönlünüzce olsun…