Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Yarı Finale Kaldılar Kupaya Göz Koydular      Trafik Lambası Şart!      Troya 2018 Çan Robot ve Proje Yarışmaları Başladı      Bangladeş İstanbul Başkonsolosundan Ziyaret       Turan, “Gelibolu Ulaşım Anlamında Altın Çağını Yaşayacak”      Seçim Propagandalarına Dikkat Edin, Kandırılmayın! (1)      Esnafa Yabancı Dil Desteği      Doğtaş İtalyan Shernon ile Dağıtım Anlaşması Yaptı      Vefat ve Başsağlığı      Dernek Beyannamelerine 30 Nisan Son!      İki Araç Çarpıştı: 1 Yaralı      Pedallar Döndü, Çocuklar Güldü      Doğtaş Kelebek Mobilya Başarısıyla Göz Kamaştırıyor      AK Parti Kepez de 24 Haziran Toplantısı       Her Hafta Bir Başkan: Zeki Kama      Belediye Kreşlerinden Coşkulu 23 Nisan Kutlaması      Bigalı Matematik Dehaları!      Haftalık Faaliyet Programı 28.04.2018 – 04.05.2018      ÇTSO Meclisi Yeni Dönemin İlk Toplantısını Yaptı      Kolej Öğrencilerinden Anlamlı Ziyaret     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
09/04/2018 10:22
Kredi

Yıllar önceydi, Yenice Gündoğdu Köyü İlköğretim Okulunda okul müdürü olarak görev yapıyordum. Okul Aile Birliğinin çalıştırdığı bir hizmetlimiz vardı. Adı Zeki’ydi. Temiz mi temiz, çalışkan mı çalışkan, dürüst mü dürüst bir insandı. Garibandı. Yoksuldu. Köy insanıydı. Köy işlerini de iyi bilirdi.

Ama ne tarlası ne ineği ne de dikili bir ağacı vardı. Sadece babadan kalma başını sokacak bir köy evi vardı. Bu haliyle çocuğunu okutma gayreti içindeydi.Geçim sıkıntısı yaşıyor ama belli ettirmemeye çalışıyordu.

Bir gün, iki bardak çayla odama geldi. Ne zaman benimle özel bir konuyu konuşmak istese hep iki bardak demli çayla yanıma gelirdi. Çünkü hem çaylarımızI içer hem de dertleşirdik.

Anladım Zeki’nin bir sıkıntısı olduğunu.

“Hayırdır Zeki bir sorunun mu var” diye sordum.

“Sağ ol müdürüm” dedi.  “Yok desem yalan olur, evet bir sıkıntım var”

“Anlat bakalım yapacağım bir şey varsa tabi ki yaparım” dedim.

“Hocam” dedi, “biliyorsun benim ne tarlam var ne bir ineğim, nede bir keçim var. Köyde yaşıyorum ama köy işleri yapacak imkânım yok. Biraz imkânım olsa bir şeyler yapmak istiyorum. Çünkü ihtiyacım var.”

“Ne yapmak istiyorsun” diye sordum.

“Hocam” dedi. Benim iki tane ineğim olsa, ben bunlardan her gün en az 45-50 kilo süt elde ederim.Kooperatife bunu satarım. Her ay o süt parasıyla hem ineklerimin yem parasını çıkarırım hem bize harçlıkta kalır. Yıl içerisin de doğum yaptıklarında iki buzağı benim karım olur ve ben bu inek sayısını her yıl biraz daha artırarak hayvancılık yapmak istiyorum.” Dedi.

“Çok güzel bir düşünce ama bunun için sana en az 5 bin lira para lazım. Bu parayı nasıl bulacaksın?” diye sordum. (o günkü iki inek fiyatı 5 bin lira civarındaydı)

“İşte ben de bunun için yanınıza geldim.”

“Peki, ne yapmamı istiyorsun?”

“Hocam duydum ki Ziraat Bankası köylülere inek kredisi veriyormuş. Ben bu krediden almak istiyorum. Sen bu işlerin nasıl yapılacağını bilirsin. Bana yardımcı ol. Bu krediyi Ziraat Bankasından alayım” dedi. “Ha bir de kefil isterlerse bana kefil olur musun?” Diye sordu.

“Tamam, Zeki “ dedim. “Yarın Ziraat Bankasına gidelim yetkililerle görüşelim sana inek kredisini alalım. Ben de sana kefil olacağım.” Zeki çok sevindi. Odadan dışarı çıktı iki çayla tekrar geldi. “Sağ ol hocam dedi. Beni rahatlattınız.”

Çaylarımızı içtik Zeki mutlu bir şekilde odadan çıktı.

Sabah işlerimizi hallettikten sonra Yenice’ye yola çıktık. Ziraat Bankasına geldik.

Bankada tanıdık çalışanlar vardı. Hatta o zaman ki müdür de tanıdığım birsiydi.

Selamımızı verdik, derdimiz anlatmaya başladık.

Yetkili memur “iki inek-üç inek, beş inek kredisi vermemiz mümkün değil” dedi.

“Biz” dedi “en az 50-60-100tane ve daha fazla inek kredisi veriyoruz. İki inekle uğraşmıyoruz.”

Şok olmuştum.“Nasıl anlayamadım” diye sordum.

Anlaşılmayacak bir şey yok. Şimdi senin bu çalışanın bize 40-50 dönümlük arazi tapusu getirecek. Sonra standartlara uygun ahır yaptığına ya da inşaatına başladığına dair belgelerini getirecek. Biz gelip bakacağız. Standartlara uygunsa en az 50- 100 arası inek kredisi verebiliriz.”

“Sayın memur bey siz ne dediğinizin farkında mısınız? Bu adamın o kadar tarlası olsa, ahırı olsa ne işi var da gelip sizden iki inek kredisi istesin ki? Şimdi burada söz konusu köylünün bankası olan bankanızın köylüye destek sağlaması değil mi” diye sordum.

“Biz de isterdik öyle olmasını ama bankamızın çalışma şekli böyle” dedi.

Üzülmüştük.

Üzüntüyle yerimden kalktım banka müdürünün odasına gittim. Bir de ona sorayım dedim. Belki yardımcı olur diye düşündüm.

Müdürle de aynı meseleyi konuştuk ondan da “ret” cevabını aldık.

Köyümüze dönerken ikimiz de hem kızgındık hem de suskunduk. Bizim Zeki dayanamadı “hocam bu devirde her şey zenginden mi yanadır. Biz garibanlardan yana bir kanun, bir yasa yok mu?” dedi ama içinde fırtınalar kopuyordu.

Aynı üzüntü ve isyanı ben de fazlasıyla yaşıyordum. “Ya hu devletin koskoca Ziraat Bankası benim köylüme iki inek kredisi vermekten bu kadar mı aciz” diye arabanın direksiyonunu sıkıp duruyordum. Ama yapacak bir şey yoktu. Kaderimize razı şekilde geriye döndük. Ben yine de Zeki’ye “bak benim adıma bu krediyi çekelim. Sen iki ineğini al” dedim. “Allah razı olsun hocam” dedi. “Ben inek kredisinin uzun vadeli ve faizi çok düşük diye duymuştum. Hatta ilk yılı ödeme yapılmayacaktı. Şimdi senin adına kredi çekersem her ay ödenmesi gerekiyor. Bunu da ödeyemeyeceğim için sen zor durumda kalırsın dedi. Üzülmüştüm. Zeki benden daha çok üzülmüştü. “Baba” bildiği devleti ona iki inek kredisini çok görmüştü!

Bu anımı neden yazdım biliyor musunuz?

Geçen gün Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu bir iş adamından başka bir iş adamına satıldı. Satılmasına diyeceğim bir şey yok. Mal sahibi malını istediğine satar.

Ancak bu satın almada ödenmesi gereken paranın Ziraat Bankasından 10 yıl vadeyle ama ilk iki yılı ödemesiz kredi olarak alınmasıydı, devlet bankasının da bu parayı güle oynaya iş adamına vermesi zoruma gitti. Kabullenemedim. Aklıma iki inek kredisi geldi.

Demirören Medya Ticaret A.Ş.'ye verilen kredinin miktarının 700 milyon dolar olduğu açıklandı, basın da yer aldı. Dile kolay 700 milyon dolar!

Biz maaşlı çalışanlar, emekliler; kullandığımız 3-5 bin liralık bireysel kredinin taksitini ödeme korkusunu yaşarken veya zorunlu nedenlerle birkaç gün aksatıldığında şubeden gelen telefonla kredi sicil notunuzundüşürüleceğini, hemen yasal yollara başvurulacağını tehdit gibi söylemektedirler.

Ve bizim Zekinin isyan dolu sözleri aklıma geldi  “hocam bu devirde her şey zenginden mi yanadır. Biz garibanlardan yana bir kanun, bir yasa yok mu?”

Maalesef ki köylüsüne 2 inek kredisini çok gören Ziraat Bankası bir kalem de ilk 2 yılı ödemesiz 10 yıllığına bir iş adamına 700.000.000 $ (Yedi yüz milyon dolar) kredi verebiliyor. Geriye dönüp dönmeyeceği de meçhul!

Boşuna dememişler “zenginin yasası kanunu var, fakirin katlandığı kaderi var”

Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar

1 mustafa guclu 10/04/2018 01:21
Cok haklisin hocam ....zengin nasil oluyor zengin iste bunlardan kaynaklaniyor...fakir yine fakir olan hep fakir e oluyor


  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Seçim Propagandalarına Dikkat Edin, Kandırılmayın! (1)
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Sevgiden Başka Ne Var ki? (37)
Feyhan Karakaş
Biga’nın Kanayan Yarası
Gizem Emre
Ateşte Açan Güldük, Çanakkale’de Öldük
Fatih Özdemir
Doğrusu “Yal-nız-lık” Mı?
Kadir Atay
Trafik Lambası Şart!
Murat Gülcen
-Coğrafya Kader midir?-
Osman Öztürk
GENDž
Ogün Doğan
Tahminler Şaştı
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Saim Tunçman
Hocam, Atatürk’süz 18 Mart olur mu!
Can Hastanesi Köşesi
LENFÖDEM Tanı ve Tedavisi
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0