Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Balıklıçeşmespor ‘dan Muhtara Jest      Biga’da Devran Çiğ Köfte- Fast Food Açıldı      Biga’ da Gaziler Günü Kutlandı      5 Belediye, 1 Vekil Sözü Vermişti... İstifa Etti!      Ceylan’dan 19 Eylül Şehitler ve Gaziler Günü Mesajı      ‘‘İK 17 Platformu’’ Aylık Toplantısını Gerçekleştirdi      Bigalılar, Mehmet Erdem’le Eğlendi      Biga Kurtuluş Güreşlerinde Başpehlivan Recep Kara Oldu      Doğtaş Mobilya’dan 29 Ekim’de 29 mağaza      Elbi, İlkokul ve Ortaokul Öğrencilerini Sevindirdi      Biga’nın Kurtuluşunun 97. Yıldönümü Törenle Kutlandı      Biga’da Yılın Ahisi Plaketi Verildi      Yenice’de Nitelikli Yağma Suçu       Çan Belediye Başkanı Bülent Öz İlk Atışı Yaptı      Ceylan’dan Ahilik Haftasında Basın Açıklaması      Biga’da Sinan Akçıl ve Mustafa Yıldızdoğan’la Kurtuluş Coşkusu      Oya ve Yemek Yarışmasında Ödüller Sahiplerini Buldu      Diyelim Ki Dünyanın Sahibi Sensin…      Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur İçinde Yaşamak(41)      Biga’da Ahilik Haftası Kutlandı     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
24/08/2019 00:32
“Ölmek İstemiyorum”

Türkiye bir kadın cinayetiyle yeniden sarsıldı.

Türk milleti bir kadın cinayetiyle yeniden ayağa kalktı.

Ama ne yazık ki insanımız gözleri önünde işlenen bir kadın cinayetine “dur” diyemedi.

Ne yazık ki insanlarımız gözleri önünde işlenen cinayete sessiz kalarak o vebale ve o kan kokusuna ortak oldular.

Adına erkek denilen, insan denilen bir canlı türü öz çocuğunun gözleri önünde ayrıldığı eşini tüm yalvarmalara rağmen hunharca katletti.

 Neden bu cinayeti işledin sorusuna  "Eski eşime başkasıyla evlenip evlenmeyeceğini sordum. Evleneceğim diye cevap verdiği için öldürdüm” diye cevap vermiş.

Kanımız dondu, yüreğimiz yandı, ben şahsen erkek olduğumdan utandım, insanlığımdan utandım. Bu nasıl bir yaratık ki ayrıldığı eşini koyun keser gibi kesme hakkını kendisinde bularak bu cinayeti işleme cesaretini kendisinde buluyor?

Canı cehenneme yasaların, törelerin…

“En ağır cezayla cezalandırılacak” diye açıklamalar yapılıyor.

Bir can mezara girdikten sonra en ağır cezayı versen ne olur?

Cana can, kana kan lazım…

Ancak o zaman yürek soğur, işte o zaman adalet yerini bulur.

Devletimiz kendisine karşı işlenen suçların cezasını istediği şekil verme hakkına sahiptir. Ama bireyine karşı mutlaka kısas cezası adaletli bir şekilde uygulanmalıdır.

Bu tür cinayetlerin işlenmemesi içinde eğitim sisteminin adamakıllı değişmesi ve çağdaş dünyanın kabul ettiği insan odaklı sisteme geçilmelidir.

Eğitim her derdin dermanıdır. Ders kitaplarından, medya yayın organlarından, her türlü neşriyattan cinsiyet ayrımcılık çıkarılmalı, bunu yapanlar hakkında da cezalar uygulanmalıdır.

HER BİR KADIN YAŞAMIN ADI OLMALI, HER BİR KADIN DEVLETİN EN DEĞERLİ BİREYİ OLMALI! Maalesef ki ülkemiz de durum böyle değil.

Çünkü kadınlarımız Arap törelerine göre adanmış adaklık kurbanın adı, fedakârlığın adı, adsızlığın adıdır.

Çünkü kadınlarımız, din adı altında yeri geldiğinde şeytanın adı, yeri geldiğinde ayrımcılığın adı, yeri geldiğinde günahın adı olmuştur.

Şairin dediği gibi, yeri  “ soframızda öküzümüzden sonra gelen” kadınlarımız…

Kadınlarımız, bir eşya gibi sahiplendiğimiz kadınlarımız…uğruna kan döktüğümüz, kafesteki kuşumuz, günahlarımız, törelerimiz, geleneklerimizin adı kadınlarımız..

“Yüzleri acılarımızın kitabı” kadınlarımız…

 Çoğu zaman sessizliğin sesi kadınlarımız…

“Ölmek istemiyorum” diyen çığlıkları, bağırmaları yankısız kalan kadınlarımız…

Tepeden tırnağa namus timsali kadınlarımız, sevdası uğruna ölümü göze alan kadınlarımız…

Sevdasının adı “günah “olan, duygularını yansıtamayan kadınlarımız…

Hangi kelime, hangi ifade anlatabilir kadınlarımızın fedakârlığını, kadınlarımızın yaşatma isteğini, üretme isteğini.

Onlar ki omuzlarında bir hayat yükünü yüksünmeden taşıyan, onlar ki cana can veren, onlar ki can verdikleri için canlarını, gözlerini kırpmadan verebilen yürekli insanlar.

Onlar ki her güçlüğün karşısında devleşen, umudunu kaybetmeyen, onlar ki açlığa ve yokluğa meydan okuyan, gerektiğinde tenceresinde dertlerini kaynatanlardır.

Kadınlarımız toplumun hangi sosyal, kültürel yapısından gelirlerse gelsinler, hangi işle uğraşırlarsa uğraşsınlar hep kadındırlar, anadırlar.

Yerleri “sofralarda öküzümüzden sonra gelse bile(!)…

Kadınlarımız eş oldular, ana oldular, yurttaş oldular, bazen de erkeğin, törenin, geleneğin kölesi oldular ama insan olmayı beceremeyenlerin yanında birey olamadılar.

Kadınlarımızdan istenilen ve beklenilen hep fedakârlıktı, hep zorluklara katlanmaktı.

Yüksünmeden onu da yaptılar.

Acılarla yoğrulmuş nice kadınlar bilirim.

Yuvası dağılmasın diye, çocukları perişan olmasın diye, kocasının başı önüne eğilmesin diye “kan kusup kızılcık şerbeti içtim” diyen kadınlar tanırım.

Yürekli kadınlar, tepeden tırnağa namus abidesi kadınlar tanırım.

Aslında kadınlar bir akarsu gibidirler tertemiz ve dupduru, sürükleyip götürürler arkasından sevenlerini.

Sevdiklerinin koruyucu meleği gibidir kadınlar.

Yaşamı anlamlı kılan, güzelleştiren kadınlarımızdır.

Hayatımızdan çıktıklarında ise yeri doldurulamayacak büyük boşlukların adıdır kadınlarımız.

Kadının erkeğin kaburga kemiğinden değil de, Allah’ın özel olarak yarattığı en üstün insan olduğuna inanırım…

Allah; kadını yani Havva’yı, Âdem’i cennette oylasın, can sıkıntısını gidersin diye yaratmadı. Cennete güzellikler katsın, Âdem’e insanlığını unutturmasın, yaşamın ve çoğalmanın kadınsız olmayacağını göstermek için yarattı.

Bundan dolayı da, bazı kadınlar saf aşktan, bazı kadınlar tutkudan ve bazı kadınlarsa sevgiden yaratılmışlardır…

Hepsinin ortak özelliği cana can katmaktır, can kattığı canları ayakta tutmaktır.

O nedenle kadınların ruhları dinginlik nedir bilmeyen, hiçbir akla sığmayacak kadar yoğun bir sevgi, sadakat, acımak, hatırlamak, biraz bekleyiş ve az biraz unutmakla mayalanmıştır.

Ve kadınlar çoğu zaman yalnızlığın adıdırlar…

Kimi kadınlar bekleyişin adıdır,

Kimileri unutmaların adıdır.

Ama aslında hiçbir kadın hiçbir şeyi tam olarak unutmamış ve unutmayacak bir yaratılışa sahiptir.

Kimi kadınlar bu dünyaya aittir, kimi dünyalarsa kimi kadınlara…

Bazı kadınlar hep vardır ve hep küllerinden yeniden doğmuşlardır.

Bazıları analarından doğmuşlardır ama hiç yaşamamışlardır. Çünkü yaşatılmamışlardır.

Çünkü Allah’ın verdiği canını Azrail’den önce insan olmayı beceremeyenler almışlardır.

Ben kadınlarımızın yüzlerinin cennete açıldığına inanırım.

Çünkü cennet onların ayakları altına serilmişti.

Hangi sebeple olursa olsun ölen ve öldürülen her kadın cennette olacaktır.

Oysaki bazı erkeler ne cennete ne de cehenneme bile sığmayacaklardır.

Her kadın yaşadığı yeri cennet yaparken, insan olmayı beceremeyen erkeler bulundukları her yeri kadınlara da, çocuklarına da cehennem yapabilmektedirler.

Cenneti cennet yapması için yaratılan kadına el kaldıran kim olursa olsun

gideceği yer cehennem olacaktır.

 Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Diyelim Ki Dünyanın Sahibi Sensin…
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur İçinde Yaşamak(41)
Kadir Atay
Çakallarla Dans
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Kolumdaki Alçı Çıktı, Balıkesir, Edremit, Ayvalık’ta Gösteriler Yapacağım...
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0