Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Çanakkale Yapısı İtibarıyla Özgürdür, Özgür Kalacak      Balıklıçeşme Ortaokulu Hentbol Takımı İl Birincisi      SGK ve İŞKUR’ dan Biga TSO’ da Teşvikler Semineri      Beyhan Varsa, Lezzet Var      Biga’da İsmail Işık Coşkusu Salona Sığmadı      ÇTSO Komite Başkanları Aylık Toplantısı Gerçekleştirildi      Sanayi ve Teknoloji Bakanı Çanakkale’de      Yağmur Bir Çok Köyde Heyelana Sebep Oldu      Başsavcı Yalçınöz’den Biga TSO’ya İade-i Ziyaret      Biga Meslek Yüksek Okulu, AKEAD Yazılım A.Ş. ile Protokol imzaladı      Kadınları Şanslı Kepez      Biga’da Eve Giren İki Kişi Mutfak Eşyalarını Çaldı      ÇTSO’ dan Rektörlüğe Ziyaret      Her Yer Çanakkale      Biga’da Toplu Sözleşme İmzalandı: İşçiye Yüzde 26 Zam      İl Birincileri Kahvaltıda Bir Araya Geldi      MHP Biga İlçe Başkanlığında Saadettin Saat Dönemi       Bigaspor’dan Beşiktaşa      Çan Belediyesi 5’nci Kitap Fuarı Kapılarını Açtı      Biga TSO’dan Oto Galericilerine Belge Töreni     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
22/06/2018 09:21
Seçime Günler Kala Son Yaşadıklarımızdan Bazılarını Düşündüm

Bu ülke insanı kıt imkânlarla, yoklukla, yoksullukla mücadele ederek Kurtuluş Savaşını kazanıp Türklüğü yeniden tarih sahnesine çıkarmış ve bu topraklar da yaşayan herkese “Türk Milleti” adını vermiştir.

 Mustafa Kemal Atatürk “Bu milletin vatanı Türkiye’dir. Türk vatanında, Türk bayrağı altında yaşayan herkes Türk’tür” diyerek son noktayı koymuştur.

Şimdi geldiğimiz durumu düşünüyorum, ülkemizin cumhurbaşkanı daha bundan dört beş yıl önce "Türk Milliyetçiliği ayaklarımın altındadır" dedi ve 2105 yılında muhtarlar toplantısında "Türkçülük ayrımcılıktır" ifadelerini kullandı.

Öyle bir duruma geldik ki, Sevr ile parçalanan Mondros ile orduları dağıtılıp, başkenti, toprakları, silahları teslim edilen ve bu antlaşmaları yapan son Osmanlı Sultanına sahip çıkılıp, bu vatanı kurtarmak için ateşten gömlek giyen Atatürk’e hakaret edenler piyasaya çıktı. Kurtuluş savaşının “bir kurgu” olduğunu söylediler.

Meclisleri fesh edip, koyu bir baskı rejimi ile ülkeyi yönetip, aydınları, vatanseverleri sürgün eden, Abdülhamit Atamız diye sahiplenildi. Atamız Atatürk’tür diyenlere hakaretler yapıldı.

Ülkemizin her yerine yazdırılan “Ne mutlu Türk’üm”  sözü her yerden kazınarak, takları sökülerek kaldırıldı.

Nedenini ise  “Türk Milleti yoktur, Türkiye Ahalisi var” diyerek açıkladılar.

Atatürk heykellerine, büstlerine yurdun birçok yerinde saldırılar oldu. Yapanlara “meczup” denildi. Üstü örtüldü.

Rize ilimizde valilik ve belediye işbirliğiyle Atatürk heykeli yerinden sökülerek kaldırıldı. Malum basın sevinç çığlıkları atarak” putları deviriyoruz” diyerek haber yaptılar, köşe yazıları yazdılar.

Bu ülkede okuma yazma oranı artsın, vatandaş cahil kalmasın diye harf devrimi yapıldı. Okuma oranı yüzde yüze yaklaştı,4-5 yaşında ki çocuklar bile sular seller gibi okuyorlar, ama gel gör ki, “ Harf devrimi ile Atatürk bir gecede bu milleti cahil bıraktı” dediler.

Atatürk’ün kara tahta başında başöğretmenlik yaparak milletine öğrettiği 29 harf bozulmaya yüz tuttu. Osmanlıcaya dönelim diye kampanyalar düzenlendi. Hızla “Osmanlıca Kursları” açıldı. Okullarda seçmeli ders oldu.

 Yokluk ve yoksulluk günlerimizde Türk Milletinin emeği ve fedakârlığıyla fabrikalar kuruldu. Her fabrika bir kale olarak itibar gördü gururumuz oldu. Üretimimiz arttı. İstihdamlar yaratıldı. Ama ne yazık ki gururumuz ve geleceğimiz olan bu fabrikalar yaban ellerine satıldı. Kapatıldı. Yok edildi. En son olaraktan elde kalan Şeker Fabrikaları yabancılara satıldı.

 Cumhuriyet döneminde başta Ankara bozkırları olmak üzere hızla ağaçlandırmalar yapıldı. Ağaçlara milli değer olarak bakıldı. Ama ne yazık ki son yıllarda cennet yurdumun ormanları satılıp ağaçları kesilip yerine villalar, saraylar yapıldı. Ülkemizin akciğerleri yok edildi. Cennet Kazdağları yok edildi, yabancı maden şirketlerine satıldı, siyanürle sularımız zehirlendi.

Dünya’nın incisi İstanbul çarpık kentleşme ile cehenneme çevrildi. Muhteşem İstanbul Boğazının kıymeti bilinmedi onun yerine “ Çılgın Proje” ile İstanbul’un doğal yapısını bozarak yeni bir kanal açmayı planladılar.  İstanbul’da tarihi camiler bile gökdelenlerin gölgesinde kaldı.

Eskiden yurt dışından gelen tüm ürünlere Türkçe İsim bulunmadan satışa izin vermezken şimdi yurdun her yerinde Arapça, İngilizce tabelalar altında işletmeler açılmaktadır. Suriyeliler Türk Milletinden daha itibarlı hale getirildiler. Mülteci olarak gelen milyonlarca Suriyeli Türk Milleti yapıldı seçme ve seçilme hakkı bile verildi.

Eskiden “Köylü bu milletin efendisidir” denilir ve öyle görülürdü ve öyleydi. Son 15 yılda köylü üretimden uzaklaştırıldı. Kendi kendimize yeten bir ülke durumundayken iken artık samanı bile yurt dışından alıyoruz. Köylüye “ananı da al git” deniliyor.

Şehit kanları ile sulanan topraklarımız rant uğruna yabancılara satıldı.

Gurur duyduğumuz Türk Silahlı Kuvvetleri darmadağın edildi. Tarikat ve cemaatler ordu içerisinde yuvalandılar. Haince darbe girişiminde bulundular. Bu bahane ile asker yetiştiren, komutanlar yetiştiren Askeri okullar birer birer kapatıldılar. Jandarmamızın kıyafeti bile sünnet çocuklarının ya da firma işçilerinin kıyafetine dönüştürüldü.

 Cumhuriyetin öğretmenleri nerdeyse siyasi partinin öğretmenleri oldular.

Hak, hukuk, adalet var mı yok mu kimse bilmiyor. Yargı bağımsız mı değil mi her gün tartışılıyor.

Bilim merkezi TUBİTAK’ın başına Hayvanat Bahçesi müdürü atandı.

Çağdaş medeniyet yolunda öğrenciler ve nesiller yetiştirmesi gereken tüm okullarımızın İmam Hatip Okullarına dönüştürüldü.

 Atatürk’ün “Kanla irfanla kurduğunu” söylediği cumhuriyetimize “90 yıllık enkaz” denildi. “ Cumhuriyetimize “reklam arası” denildi.

Parlamenter yönetimin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi pasifize edilip “Başkanlık” sistemine geçildi. Ve şimdide resmen uygulanması için seçime gidiyoruz.

Ben şahsen sandığa giderken bunları ve daha fazlasını düşüneceğim. Çünkü benim oyum değerlidir. Bir oy her şeye “dur” diyebilir.

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
İmam Hatip Okullarını Kutsallaştırmayın
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur İçinde Yaşamak(16)
Kadir Atay
Ben Anlayamadım...
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0