Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Bigaspor Transfer Atağına Devam Ediyor      21 Haziran: En Uzun Gün Bugün      Bayramiç Ziraat Odası Başkanından Ziyaret       Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Çalışmaları Hızla İlerliyor      2017 2018 BAL Ligi Değerlendirmesi      MHP Çanakkale Milletvekili Adaylarından Çanakkale Barosu’na Ziyaret      AFAD Uyardı!      Tevfikiye Arkeo- Köy Oluyor       Bigaspor’dan Önce Ziyaret Sonra Transfer      SGK’dan Müjdeli Haber      ÇTSO Meslek Kuruluşları Toplantısına Katıldı      İbrahim Sokullu İle Galatasaray El Ele      Rıdvan Poyraz Adaspor da      Yüzlerce Öğrenci 10. Yaz Spor Okulları ile Yaza Merhaba Dedi      Galatasaray´ın 21. Şampiyonluğu Kutlandı      Doğtaş ve Kelebek Mobilya Derince’de Hizmete Açıldı      Bigaspor’da Transfer Başladı      Bigaspor Teknik Kadrosu Hazır      Yaz Kur’an Kursu Hizmet İçi Eğitim Semineri Yapıldı      24 Haziran Çanakkale’de Partimizin Bayramı Olacak     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
11/01/2018 10:18
Yemek, İçmek, Dans ve Uyumak İçin Yaratılmış Bir Halk

Yazımın başlığını okurken hemen Çingenelerden bahsedeceğimi anlamışsınızdır.

Bilinen bir anekdottur. Bir Roman’a “Tanrı, seni niye çingene olarak yarattı?” diye sorulduğunda vereceği cevap “Yemek, içmek, dans ve uyumak için” olacaktır.

Bu nedenle Çingeneler, dünyanın en renkli göçebe topluluklarından biridir.

Gündüz kazandığını akşam yiyen, yarına Allah büyük diyen, bulduğuna şükreden, hayata tozpembe bakan, yaşamı renkli kılan, yaşadıkları yere yaşam enerjisi veren bir Türkiye renginden bahsetmek istiyorum.

Onlar ki, şairin dediği gibi;

“hiçbir yerden gelip hiçbir yere giderler

Hiç bir yerde otururlar, hiç kimsenin akrabasıdırlar.

hiç kimse nam-ı diğer başıbozukların, aykırılıkların

aşklardan, şarkılardan, şiirlerden ve düşlerden

emekli olduklarına şahit olmamıştır.”

Ve onlar ki, çoğu zaman kapısız, bacasız evlerde, camı naylondan, tavanı yıldızlarla kaplı üstü açık yerlerde, neşe içinde yaşarlar.

Bazen bir su kenarındadırlar, bazen yaşamın kıyısında olduğu gibi, bazen bir ormanın kıyısında bazen de bir kentin kıyısın da yaşarlar.

Yaşadıkları kente renk olurlar, ses olurlar, kendi güzelliklerini katarlar.

Onlar ki; yaşadıkları şehrin ana rengi, pozitif enerjisidirler.

Yaşadıkları yerlerde siyah beyaz varsayılan yaşamı, yani hayatı tüm renkleri ile yaşayanlar ve bunu gösterenlerdir.

 En sıkıldığımız anlarda, hayata güzel bakmayı, her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi onlardan öğrenmedik mi? Onlardan öğrenmedik mi? Hayatın bir şarkı bir dans kadar kısa ama etkili olduğunu.

Ve onlar, yeri geldiğinde “acıyı bal eylediler” acının içindeki tatlıyı gösterdiler. Müzikleriyle, danslarıyla.

  O müziklerde, danslarda; hayatın nasıl yaşanması gerektiğini, hayallerini, sevgilerini en içten duygularla anlattılar, yaşadılar, yaşattılar.

 “Demem o ki,

Kıyametten önce vardık biz

Kıyamet günüde buradayız

Asilik bulaşmış kanımıza

Uslanmayız.” demiş şair.

Hayatı dolu yaşayan, yeri geldiğinde boş veren, kavgalarında kafa kıran ama asla kalp kırmayanlardır onlar.

Onlar yaşadığı yeri sahiplenen, oranın güzelliklerine kültürleriyle güzellik katan yurdumuzun her şehrinin sokağında, kahvehanesinde, yaşamın her alanında var olanlardır. Onlar yaşadıkların şehrin rengidir, güzelliğidir.

Kimin izlerini taşıyorsa onundur o şehir.

Senin rengin yansımışsa yaşamın her yerine senindir o yaşam ve yaşadığın yer. İçinde sen varsan senindir o şehir.

Renkleriyle, güzellikleriyle, aykırılıkları ile…

Çingeneler yaratılmış halkların en barışçısı, en insanı, en paylaşımcısıdır.

Çünkü Çingeneler, beş bin yıllık insanlık tarihinde, hiçbir dönemde devlet kurmamış, egemenlik sürmemiş, kendi kültürel anlayışlarını başka mazlum halklara empoze etmemiş ve başkalarını sömürmek için savaşmamışlardır.

Bu gün olduğu gibi, dün de çeşitli devlet ve hükümdarların egemenliği altında uygarlıklarını sürdürmeye çalışmışlar, horlanmayı, aşağılanmayı, sürülmeyi, ezilmeyi kabullenerek ama asimile olmaya sonuna kadar direnerek…

Bir Çingeneyle dost olmak dünyayı fethetmekle aynı şeydir. Onların dünyasında kin ve nefret yoktur.

Onlar kalbi kara insanların bile yüreğini danslarıyla müzikleriyle yumuşatan, farklılaştıran insanlardır.

Ülkemizin en güzel rengi olan Çingenelerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Ben de Eziğim!
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Muhteşem Örnek (7)
Kadir Atay
Yeni Sezon Yeni Umutlar
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0