Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Özgür Ceylan: Kısacık Köyü Altın Madeni ÇED Süreci Durduruldu      Haftalık Faaliyet Programı      Biga TSO Üyelerine Exımbank’tan Bilgilendirme      Kursiyerler Kahvaltıda Buluştu      Biga’da Okullar Tatil      Anaokulu Öğrencilerinden Yerli Malı Haftası Kutlaması      Pazar’da Dehşet      BİSHAK’tan Operasyon      Çan Belediyesinden İŞKUR Kurası      Biga’da Yağmur Sonrası Kar Yağışı Bekleniyor      Amatör Lig’ lerde Müsabaka Sonuçları ve Puan Durumları      Biga Belediyesi’nden Öğrencilere Elma Dağıtımı      84 Yaşında Böbrek Nakliyle Sağlığına Kavuştu      81 İlden 81 Öğretmen Konya’da Buluştu      Biga TSO Üyelerine “Öfkem Kontrol Altında” Eğitimi      Biga Ziraat Odası Delege Seçimi Yapıldı      “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İçin 2019’da Rekor Bütçe”      “2018 Troya Yılı, Kültür Rotaları Projesi’yle Turizmde Zirve Yapacak”      Donarak Ölen Askerlerin Acısı Dinmeden CHP’li Ceylan’dan Şok İddia      ÇTSO’ da Mesleki Yeterlilik Sınavları Düzenledi     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
11/09/2018 13:31
Yıllar Değil İnsanlar Vefasız!

Yıllara sığan ömür, bir bakarsın yaşadığın şehre bile sığmaz olur.

Saçlara düştü mü aklar, işte o zaman sorgulanır yıllar ve can dediklerin canım dediklerin.

Sitem edilir, ne kadar çabuk geçti diye zaman.       

O yılların içerisinde kimler vardı, neler yaşandı, neler oldu, bu ömür nasıl törpülendi, nasıl bu hale geldi. Soran bile olmaz.  “Yaşlı” der geçer herkes. Törpülenmiş bu ömrün bir hikâyesinin olduğu kimsenin aklına bile gelmez.

Evet; bir de bakarsın ki, yıllara sığan ömür, ne evine sığmış, ne de yaşadığı şehre.

Günün birinde tutmuşlar elinden, yaşadığın şehrin uç bir noktasında, ya da o şehirdeki bir dağın tepesinde yapılmış, gözden ve gönülden uzak, adına “Huzurevi” denilen son istasyona teslim etmişler. Titrer yürek, ıslanır yaşlı bedendeki yaşlı göz, bir şeyler düğümlenir boğazına, ama konuşamaz. İtiraz edemez. Bunun da adını kader koyar.

Zaman uzar mı, yoksa kısalır mı burada bilemez. Bazen zaman yüz yıllar kadar uzun sürer burada bazen yolun sonu özlemle beklenir. Anılarla yaşayan bedenler, feri gitmiş gözler her duydukları farklı bir seste “ahde vefayı” ararlar. Hatırlarının sorulmasını özlerler. Konuşmak isterler, anlatmak isterler, anlaşılmak isterler. Heyhat, ne arayan var ne soran. Aslında çok fazla bir şey istemiyordu. Belki bir çocuğa bir masal anlatmak, belki bir yetişkine son bir ders vermek istiyordu.

Bakın,  Cahit Sıtkı Tarancı yalnızlığı ne kadar güzel anlatmış şiirinde.

"Neden sonra farkına varıyorsun

Etrafındaki korkunç ıssızlığın

Yar olsun, dost olsun, ne arıyorsun

Adresi belli mi vefasızlığın

Aşk, dostluk!

Hepsi dökülen yapraklar!

Çıplak bir ağaç durgun suda aksin

Yalnızlık dediğin hayatla başlar

Kabir boyunca devam etmek için"

Yaşadığı o uzak tepeden bakar, bir zamanlar yaşadığı şehre. Bu şehre bile sığmadığını o vakit anlar.   O vakit anlar ki, bunun adı yaşlılık ve yaşadığı dünyaya sığmamaktır. Bir huzursuzluk kaplar gönlünü, huzurevinde. Düşünür dostlarını. Ürperir, çoğu artık ötelerdedir. Belki de sıra kendisine gelmiştir. Bir daha ürperir. Sıra kendisine gelmeden anılarını paylaşmak ister, kendisi ile beraber toprağa gömmek istemez. Ama nafile, ne anlatacak biri ne de dinleyecek bir var. Zaten korkar anlatmaya, gülecekler diye. En yakınındaki huzurevi arkadaşına anlatmak ister, o da nafile. Çünkü onun da anıları toprak olmaya mahkûm.

Kimse düşünmez ki, o yaşlı beden yılları bağrında demlendirmiş, sohbeti bir demli çay gibidir. Yudum yudum içilmeyi bekleyen anılar var, yaşama dair hayata dair.

Şunu herkes iyi bilmeli ki, yaşlılık sadece bastona dayanmak değil, sevdiklerine dayanmak, insana dayanmak, sevgiye dayanmaktır.  Ve yaşlılık herkes için kaçınılmaz bir son, hayatın yazılmış kitabıdır.

 Can Yücel’in dediği gibi;

“Bir gün bu hayatı bırakıp giderken,

Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde

Bir birimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde…”

 Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
“Biz Şimdi Ölsek; En Fazla Kahve de Çaylar Soğur…”
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur İçinde Yaşamak (9)
Kadir Atay
Biga Futbola Doyacak
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0