Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Seri İlanlar Muhtarlarımız Kadınlarımız İletişim
SON DAKİKA : Başkan Ali Gavaz Arnavut İşadamlarını Ağırladı      Teşekkürler Biga Belediyesi      Bitmek Üzere.. Çanakkale’nin Simgelerinden Olacak!      Roket İş Başında      Lapseki’de Yasadışı Kenevir Ekimi       İstanbul’un Fethi’nin 567. Yılı Törenle Kutlandı      Aksaz Sosyal Tesisleri Yeni Sezona Hazırlanıyor      Biga İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararları      Biga Belediyesi, Kıraathaneleri Dezenfekte Etti      Başkan Erdoğan’dan Önemli Açıklamalar      Biga TSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısını Yaptı      İşverenler Bu Dönemde İşçi Çıkarmamalıdır’’      “Çanakkale’miz Tarihine Yakışır Bir Vefa Sergiledi”      Çan Belediyesi Vatandaşa Bir Telefon Kadar Yakındı      Müdür Fevzi Atmaca Köy Ziyaretlerine Devam Ediyor      Yıllardır Hep Aynı Hikâye…      Büyükler 1.Amatör Lig İle İlgili Spor Kulüplerine Önemli Bilgilendirme      Genç Yazardan Başkan Erdoğan’a Ziyaret      Allah’a Yönelin! Zekat Ve Haram İlişkisi Nedir?      Ve Kapılarını Açıyor     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
17/03/2020 10:00
Zafere Giden Yol

“Siperler arası mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak.” Diyor büyük komutan.

Mehmetçik cevap veriyor. “Ölüm muhakkaksa, doğum kadar ölümde hak! Sen bize taarruzu değil, ölmeyi emrettin.”

Ve bile bile gidiyorlar ölüm denilen ölümsüzlüğe.

Vatan evlatlarının bir elinde Kur’an, gönlünde vatan…

Cennete gitmeye hazırlanıyorlar dualarla.

Bir sel gibi akıyordu Mehmetçik, yağmur gibi yağan mermiler arasında…

Şehit olmayı isteyipte olamayanlar, yeni bir destan yazmaya hazırlanıyorlardı.

Döğülüyordu siperler, her yer ateş içinde…

Binlerce güneş bir hilal uğruna batıyor, yerine yeni güneşler doğuyordu.

Bir adım toprak için verilen binlerce candı.

Biliyorlardı ki bir adım toprakta olsa adı vatandı.

Bu kutsal yemini edenden başka kim gidebilirdi kim… İsteyerek ölüme!

Ancak onlar dur diyebilirdi bu zulüme.

Nefretle beslemişlerdi, başka diyarlardan gelenleri ama bilemiyorlardı ki “Bu vatan ya bizimdir, ya da kimsenin!”

“Açıldı gökyüzü, seyre daldı melekler,

Uçarcasına gitti Mehmetler.

57.Alayın günü bugün,

Yemin ettiler Allah’a,

Mahşerde olacak düğün!”

Makineler ölüm kusuyordu.

Sanki damardan akan kan değildi, bedende ki can değildi!

Bir vurulup bin doğuyordu Mehmetçik.

Parçalanan kafa kolun haddi hesabı yoktu.

Bir karış toprak için damarlarda akacak kan çoktu.

Bunu bilmiyordu medeni dünyanın (!) kinle beslenen insanları.

Mehmetçik haykırıyordu;

“Çelik süngüler hep bilensin, Çanakkale geçilmez bunu bütün dünya öğrensin!”

Mehmetçik gerilmiş yay gibi aştı bütün siperleri.

Vurulup düştüler, düşürmediler sancağı, vurulup düştüler düşürmediler bayrağı!

Bir can pazarıydı yaşananlar. Can pazarına çıkmış binlerce insan. Boğaz boğaza, göğüs göğüse…

Sanki toprağa düşen onlar değildi, Sanki az sonra düşecek olan onlar değildi.

Bir ırmağın suyu değildi akan. Kan akıyordu denizin mavi sularına.

Ama susunca silah ortaya bambaşka bir insan çıkıyordu, sanki savaşan o Mehmetçik değildi.

Taşıyordu kucağında yaralı bir düşman askerini, yaralarını sarıyor, yaşatmak istiyordu, Mehmetleri yaşatmak istemeyeni…

İnsanlık dersi veriyordu, medeni dünyanın(!) medeni insanlarına…

Akşam olunca kimi son mektubunu yazıyordu, kimi siper niyetine kendi mezarını kazıyordu.

Sanki yarın şehit olacak olan onlar değildi.

Yeniden başladığında o cehennem ateşi, birisi sesleniyordu;

“Ha gayret evlatlarım, ha gayret! İşte elinizde alın yazgımız, işte vatan!

Her şeyin bir bedeli var, esaret yüz karası, damarda durmaz imiş dökülecek kan!

“Yakarışa geçivermişti hepsi de birden,

İçini döküyordu Hakk’a herkes derinden.

Kuduruyordu mütegallibeler kederinden…

Ve emindi Mehmetçik yarınki zaferinden!

Mehmet’i tutana aşk olsun!

Tarihi yeniden yazıyordu vatan evlatları.

Var mıydı ölümden ötesi?

Tepelerde binlerce yürek ölüme yürüyordu.

Conkbayır sırtları ölüm kokuyordu.

“İşte canım, al” diyordu.

O kutsal topraklar üzerine düşen “vatan sağ olsun” diyordu.

Silah tutan el, gören göz, kükreyen yürek düşmana dur diyordu.

Tüm Mehmetler tek yürek olmuş “Çanakkale Geçilmez” diye yemin ediyordu.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :








YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Yıllardır Hep Aynı Hikâye…
Alaattin Akçal
Çerkes Sürgünü ve Soykırımı’nın 156. Yıldönümü
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Yönelin! Zekat Ve Haram İlişkisi Nedir?
Kadir Atay
Biga ve Gerçek Babalar
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Kaval İçin Altı Kitap Yazdı
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0