Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Bigasporlu İsmail Kulet Milli Takım Yolunda      Organlarıyla 5 Kişiye Umut Oldu      Ziraat Odası Gündemi Değerlendirdi      Çanakkale Barosu 2018 Troia Yılı ve Çanakkale’yi Tanıttı      Biga TSO’ya Akreditasyon Sistemi Geliştirme Ziyareti Yapıldı      Yenice’de Öğretmen Olmak      OPET Tarihe Sahip Çıkmaya Devam Ediyor      Ak Parti Biga Gençlik Kolları Başkanlığa Engin Tanrıkulu Seçildi      Çocuklar, Haklarını Garantiye Aldı      Adaspor Yönetimi Teşekkür Ziyaretlerinde      Dikkatsizlik Kaza Getirdi      BİSİAD 21. Girişim ve İş Dünyası Zirvesine Katıldı      Çanakkale Barosu Çocuklara Haklarını Anlattı      ÇTSO UR-GE Proje Ekibi UR-GE 4. Kümelenme Konferansına Katıldı      Çocuklara Armağanlar Verdiler      ÇOMÜ 1. Proje Pazarı Hazırlık Toplantısı Yapıldı      Senede Bir Gün      Biga Emniyet Müdürlüğünden Sıkı Denetim      3 Boyutlu Tasarım Odaklı Uygulama Eğitimi      Biga TSO, Ekonomi Bakanlığı Destekleri Eğitimine Katıldı     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Davut Doğan (Konuk Yazar)
12
14
16
18
17/08/2017 16:32
Ağzı Olan Konuşuyoooo!...

Ali Taran ünlü bir reklamcıdır. Pek çok markaya da katkısı olmuştur. Aynı zamanda enteresan bir adamdır. Tabii bu enteresan adamın enteresan reklam çalışmaları vardır… Genç Parti’yi marka yaptı. Cem Uzan’ın giyiminden, davranışlarından, herkese dokunuşundan, mitinglerdeki pilav ikramına, sanatçılarla verilen konserlere kadar hepsini planladı… Daha önce ortada hiç olmayan parti yüzde 7 oy almıştı. Aynı seçimde MHP, DYP, ANAP gibi partiler baraj altında kaldı. Pek çoğu da, Genç Parti’nin altında oy aldı. İşte markalaşmak, işte marka gücü… Çünkü Ali Taran, Cem Uzan’ı marka yapmıştı.

Ali Taran, son seçimlerde CHP’nin de tanıtımını üstlendi ama bu sefer başarılı olamadı. Bunun nedenleri bilmeden, ahkam kesmek istemem. Ama hatırladığım kadarıyla Cem uzan kampanyası boyunca hiçbir gazeteci ile görüşmemiş, hiçbir liderle televizyon programına çıkmamıştı.

Kısaca hiçbir diyaloğa girmedi. Tüm kampanyasını monolog ile sadece kendisi konuşarak yürüttü. Yani ne vaatlerinin kaynağı ile ilgili bir soruya muhatap oldu, ne de bunu cevaplamak zorunda kaldı. CHP gibi köklü bir partinin böyle bir kampanya yürütemeyeceği ortada olduğuna göre belki sorun buradaydı.

Konumuz “markalaşmak” olduğuna göre devam edelim. Ali Taran’ın efsane kampanyalarından biri de bir tıraş bıçağı markası için yaptığı çalışmadır. “ Gittim gördüm, hepsi okumuş çocuklar…” Ali Desidero diye bir kahraman yarattı ve müşterisi satış rekorları kırdı.

Marka belirlerken, genelde soyadları kullanılır. Avrupa’da da böyledir…

Örneğin pirelli ailesi markasını soyadından alıyor. Örneğin Doğtaş’ın açılımı da, Doğan soyadının ilk hecesine eklenen “ticaret anonim şirketi’nin kısaltmasıdır.

Boyner, Boyner ailesinindir, Koçtaş Koç ailesinin…

Sabancı ailesi en güçlü zamanlarında, tüm markalarına soyadlarının “SA” sını ekleyerek, birçok marka oluşturdular: MarSA, TeknoSA, AkSA, LasSA gibi…

Bazen de soyadınız ürünün adı haline gelir.

Kot pantolonun ismini “kot” yapan adam Muhteşem Kot adlı girişimcidir. 1960’lı yıllarda mütevazı atölyesinde günde 200 adet bluejean üreterek sektöre giren Muhteşem Kot, soyadını marka yapınca Türkiye’de bluejean “kot” oluverir…

Tıpkı, Sana gibi… Markete gideriz “Sana yağ var mı” deriz. Oysa istediğimiz margarindir. Ancak ilk margarin markası ürüne ismini vermiştir.

Kalebodur  da  öyle…  Kardeşim, yer karoları üreten ünlü bir markanın fabrikasını gezer, çok beğenir ve firma sahibine;  “sizin kalebodurlar  da çok güzelmiş”  der…

Yer karosu oldu, Kalebodur…

Bazen de sektöre göre marka seçimi yaparsınız. Süt işinde, Sütaş, Teksüt gibi… Nusret ile eti birleştirir, Nusr’Et yaparsınız. Bizde, yıllar önce yeni bir marka kuralım dedik. İkinci bir mobilya markası… Pazarlamadaki arkadaşlara talimat verdim İtalyanca olsun diye…  Arkadaşlar çalıştılar ve “Benito” diye bir marka sundular. Evet, çok güzel, kulağa da hoş geliyor… “Tamam” dedim. Amblem ve logo çalışması tamamlandı. Ürünler hazırlanıyor, bir yandan da marka için neler yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Tam o günlerde, bir akşam televizyonda kim 500 milyar ister adlı yarışma programını izliyorum.

Soru aynen şöyle;

“Mussolini’nin diğer adı nedir?” seçeneklerden birisinde “ Benito” yazıyor…

Beni bir telaş aldı. İnşallah, cevap olarak benito çıkmaz diye düşünürken, şak diye “Benito” isminin ışığı yanmaz mı?

Düşünün, bir marka yaratmaya çalışıyorsunuz ama markanız dünyanın en meşhur diktatörlerinden birinin ismini taşıyor… Tabii sonra bu markayı iptal edip, “Benino” olarak belirledik.

İtalyanca “mükemmele yakın” demek…

Yani, markanızın bir anlamı olmalı. Ama soyadınızı taşımalı, ama sektörü çağrıştırmalı… Tüketici gözünde pozitif algısı oluşturması da önemli…

Marka olmak için illa ki, firmanız, ürününüz olmanız gerekmez. Kişisel markanızı da yaratabilirsiniz.

Cem yılmaz, Tarkan, Ajda, Bülent Ersoy, Kubat, Kıraç birer markadır. Sanatçılar kendi markalarını yaratmak zorundadır. Bazen de adın, soyadın marka olmakla uyumsuzdur. Onun da kolayı var; ismini ve soyadını değiştiriverirsin.

Nuri Sesigüzel… Gerçek soyadı; Kaçtaş… Cüneyt Arkın’ın gerçek adı neydi? Fahrettin Cüreklibatur… Böyle kalsaydı marka olur muydu? Zor…

İbrahim Tatlı… Tatlı’nın yanına ses gerekiyordu. Tatlıses oldu. Yaptığı işe uygun, marka olarak iyi…

Markayı doğru kullanmakta önemli tabii…

Marka algınız nedir? Chevrolet’in Nova modeliyle ilgili de bir hikaye vardır. İspanyolcada “yürümez” anlamına geldiği için satışı istenen adetlere ulaşmamış. Bazı kaynaklara göre bu bir şehir efsanesi de olsa her pazarlama kitabında verilen örneklerdendir.

İşte böyle, markalaşmak, düşünüldüğünden zor ve karmaşık bir süreçtir.

Ali Taran’ın bir başka başarılı reklam çalışması ile bitirelim.

Uzmanlık isteyen konularda fikir sahibi olarak konuşanlara da bir gönderme olsun:

“Ağzı olan Konuşuyooooo!”

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Yenice’de Öğretmen Olmak
Alaattin Akçal
Çanakkale Köylüleri Diken Üzerinde
Buse Duman
Küçücük Ruhlara Kocaman Duygular...
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Sizde Bizim !
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Sevgiden Başka Ne Var ki? (15)
Feyhan Karakaş
Biga’nın Kanayan Yarası
Gizem Emre
Ateşte Açan Güldük, Çanakkale’de Öldük
Fatih Özdemir
Doğrusu “Yal-nız-lık” Mı?
Kadir Atay
Müneccim Olmaya Gerek Yok
Murat Gülcen
İyinin Ve Kötünün Ötesinde Sanat
Osman Öztürk
GENDž
Ogün Doğan
Tahminler Şaştı
Ozancan Polat
Farkındalık
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Saim Tunçman
Dedikoducu Bigalı Denyo*
Can Hastanesi Köşesi
LENFÖDEM Tanı ve Tedavisi
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0