GÖKÇEADA’DAN BİR “SÜRGÜN” HABERİ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Gökçeada Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Balıkçılık Teknolojisi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Prof.Dr. Bülent Cihangir, aynı üniversitenin Bayramiç’te bulunan Meslek Yüksekokulu’na görevlendirmesi yapıldı. Kendi iradesi dışında gelişen bu görevlendirmenin bir anlamda “cezalandırmak” ya da sürgün olduğunu ifade eden Prof.Dr. Bülent Cihangir, Rektörü ile hiçbir şekilde görüşemediğine ya da görüştürülmemesine bir anlam veremediğini beyan etmektedir. Prof.Dr. Bülent Cihangir, üniversitenin kendi bünyesinde dahi “sürgün yeri” olarak nitelendirilen Gökçeada’dan ana karaya “sürülen” ilk Prof.Dr. olma unvanına sahip olacak gibi görülmektedir. Üniversitenin Gökçeada’da bulunan iki yüksekokulunda görev yapan öğretim üyelerinden üçü haricinde tamamının Çanakkale’de ikamet ettiği bilinirken, Gökçeada’da ikamet eden üç öğretim üyesinden birisi (Yardımcı Doçent olan eşiyle birlikte) olan Prof.Dr. Bülent Cihangir’in adadan gönderilmesi, toplum ve öğrenci kesiminde de şaşkınlık yarattı.
Şaşkınlığın nedenine gelince; geçtiğimiz kasım ayında, üniversitenin internet sayfasının “Haberler” kısmında ve yerel basında da çıkan “ÇOMÜ’nün Üçte Biri İlçelerde” başlıklı haberde, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İbrahim KAYA’nın beyanatının Gökçeada ile ilgili olan ifadelerinin bir kısmında: “Adanın bir diğer sorunu da öğretim elemanlarının adaya ulaşımları. Öğretim elemanlarının pek çoğu çeşitli nedenlerle (kütüphane eksikliği, lojman olmayışı, sosyal ve ticari tesislerin eksikliği, sağlık hizmetlerinin zayıflığı ve çocuklarının eğitimi gibi) adada kalmayı tercih etmiyorlar. Bu durumda Çanakkale’den adaya gidip gelmek gerekiyor. Bunun içinse günlük gidiş gelişlerde gidişte 5, gelişte de 5 vasıta değiştirme zorluğu öğretim elemanı bulmayı zorlaştırıyor” şeklinde beyanat yayınlanmıştı. Hal böyleyken, Gökçeada’da kendi özgür iradesiyle 2 yıldır eşiyle birlikte aynı birimde görev yapan ve ikamet eden Prof.Dr. Bülent Cihangir’in böylesi bir görevlendirmeyle karşı karşıya bırakılması anlaşılamamıştır. Halen görev yapmakta olduğu okulun 2 yıl öncesinde kurulma aşamasında emek veren ve bölüm başkanlığını yaptığı bölümün gelişmesi için çaba gösteren Prof.Dr. Bülent Cihangir’in yeni görevlendirildiği Bayramiç Meslek Yüksekokulu’nda öğrenci ve eğitim programı bulunmaması ise tam bir “trajikomik” durum olarak değerlendirilmektedir. Kendisi adeta bir “Gökçeada sevdalısı” olan Cihangir’in, adaya geldiği andan itibaren adanın tanıtımında ve gelişmesindeki gayretleri dikkatlerden kaçmamıştır. Adanın çevre sorunlarına da dikkatleri çekerek, yerel gazetelerde düzenli olarak köşe yazılarıyla toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmış bir akademisyendir.
Prof.Dr. Bülent Cihangir, böylesi bir görevlendirmenin yapılmış olmasına tam olarak bir anlam veremezken, görev yapmakta olduğu yüksekokulun müdürüne karşı açmış olduğu “mobbing” davasının gerekçe olabileceğini düşünmektedir. Cihangir devamla: Devletten aldığı maaşın hakkını verebilmesinin bütün koşullarının ortadan kaldırılarak doğrudan bir “kamu zararı” oluşacağını ifade etmekte; bunun için de her türlü yasal haklarını kullanacağını bildirmektedir.
Bu gelişmeler karşısında öğrencilerinden birisinin sosyal medyadaki tepkisi şu şekilde yer almıştır: “haberi aldığımızdan beri arkadaşlarla konuşuyorum, gerek Balıkçılık 1, gerekse bizim sınıftaki arkadaşlar ellerinden geleni yapmaya hazırlar. Bizi adaya bağlayan, okulda kalmamızda çok büyük emeği olan canımız Bülent hocamızı tekrardan okulumuzda görmek için elimizden geleni yapacağız, en önemlisi de bizim bölümümüzün kurucusunu nasıl olur da görevinden alırlar hala anlam veremedik. Bizler yeni bir bölüm başkanı değil Bülent Cihangir hocamızı istiyoruz ve bunun için yapılabilecek şeylerin hepsini yapacağız…”
Prof.Dr. Bülent Cihangir’in Balıkçılık Teknolojisi Bölüm Başkanlığı görevi yanında, Gökçeada Kent Konseyi Çevre Grubu Başkanlığı, Gökçeada Kızılay, Gökçeada Spor Kulübü, Gökçeada Gastronomi Derneği, Gökçeada Çevre ve Kültürü Koruma Derneği üyelikleri, “Citta Slow” bilim kurulu üyeliği ve Gökçeada Çevreci İşadamları Derneği'nin onur üyelikleri bulunmaktadır. Ayrıca adada yaşadığı 2 yıl içerisinde, eşi ile birlikte Gökçeada için 3 bilimsel araştırma projesi hazırlayıp sunmuş ve bu projeler kapsamında yüksekokula 30 bin liralık malzeme temin edilmesini sağlamışlardır. Şu sıralar ise Gökçeada doğa ve kent rehberi kitabı hazırlığı içerisindedir. Bu gelişmeler karşısında faaliyetlerinin kesintiye uğrayacağı aşikardır.