Ali Galip Akyıldırım

Amerika Hiçbir Zaman Bizim Dostumuz Ve Müttefikimiz Olmadı

ABD’nin dost mu düşman mı olduğunu anlatmaya gerek yok. ABD ile son beş-on yıl içinde ki ilişkilerimize baktığımızda ne olduğu anlaşılmaktadır.

Şimdi,

ABD’nin YPG ve PYD ile ilişkilerinin güçlendiğini biliyor muyuz, biliyoruz.

“YPG’yi askeri,PYD’yi siyasi ortak” olarak gördüklerini söylediler mi, söylediler.

YPG’ ye ABD desteğinin süreceğini” net şekilde açıkladılar mı, açıkladılar.

Türkiye’nin bir gün İncirlik’i kullandırmama riskine karşı YPG’nin kontrolünde olan bölgede askeri bir tesis kurdular mı, kurdular.

ABD’nin YPG’ ye silah ve yakın hava desteği veriyor mu, veriyor.

Ta 2106’da Amerika da YPG’ye silah ve hava desteği vermeyi sürdürecektir“ dediler mi dediler.

Yine aynı tarihlerde Pentagon Sözcüsü Elissa Smith PYD’yi “dost güçler” olarak niteledi mi, niteledi.

ABD bu davranışlarıyla resmen terör örgütlerini destekleyerek Türkiye’nin terörle mücadelede elini zayıflatıyor mu, zayıflatıyor.

ABD ülke bütünlüğümüzü tehdit ediyor mu, ediyor.

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde “Kürt Koridoru” oluşturmak ve Barzani petrolünü Türkiye’ye muhtaç olmadan Akdeniz’e aktarma projesi için çalıştığını ve terör örgütlerini kullandıklarını biliyor muyuz, biliyoruz.

Akdeniz’e kadar uzanacak bir Kürt bölgesi Amerika’nın hayallerini süsülemeye devam ediyor mu, ediyor.

Suriye’nin de bölünmesi, Türkiye’nin de bölünmesi ABD’nin umurunda mı, tabi ki değil.

Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması ABD’nin çıkarlarına ters mi, tabi ki ters.

Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmasını kabul etmeyen ABD’nin ülkemizde ekonomik kriz çıkardığını ve yaptırımlar uyguladığını biliyor muyuz, biliyoruz.

“Papaz bahane, kaos şahane” politikası gereği bizim Adalet ve İçişleri Bakanına ABD’ye girişi yasakladılar mı, yasakladılar.

Tüm bunlara ve daha fazlasına rağmen biz ABD’yi dost ve müttefik olarak görüyor muyuz, görüyoruz.

Hulki Cevizoğlu’nun “İşgal ve Direniş” isimli kitabında ki tespiti aynen şöyle:

 “ABD Türkiye’nin kuruluş anlaşması olan Lozan’ı resmen tanımadı. Bu gün ülkemizi bölen sınırlar çizmesinin ardında da bu yatıyor.

Bu gün PKK ya destek veren, onu yok etmek için silahlı mücadeleye karşı çıkan ve sabredin diyerek Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti kuran, ülkemizdeki Kürt ayrılıkçılara siyasi destek veren ABD, 1919’dan itibaren karşımızda imiş de haberimiz yokmuş.”

Bu tespitlere baktığımız da ABD’nin her zaman ülkemiz üzerinde “kirli emelleri” olduğunu görüyoruz.

Aslında Amerika hiçbir zaman bizim dostumuz ve müttefikimiz olmamıştır.

Bize karşı her türlü kanlı ve çirkin kumpasların kurucusu ve rol dağıtıcısı olduğu apaçık ortadadır.

Bence ülkemizde patlayan her bombadan, her şehit kanından, ekonomik krizlerden ABD sorumludur.

Bırakın her şeyi bir kenara, askerimizin başına çuval geçirerek Türk ordusunun ve milletinin gururu ile oynayan bu ülkeye hala bizim dostumuz ve müttefikimiz diyebilir miyiz?

Diyebiliyorsak sorun bizdedir.

Amerika’nın “kalleş” olduğu her durumda ortadadır.

İster “Amerika katil katil” deyin,

İsterseniz “Amerika kalleş kalleş” deyin.

İkisini de hak ediyor.

Ali Galip Akyıldırım