Ali Galip Akyıldırım

Doğmayın Sizi Koruyamayan Bu Ülkeye

Henüz dünyaya doğmamış çocuklarla söyleşiyor gözlerim.

“Doğmayın sizi koruyamayan bu ülkeye” diyesim geliyor.

Diyemiyorum. Lime lime oluyor yüreğim ama diyemiyorum!

Çünkü adı henüz konulmamış çocuklar koşturuyor ruhumun derinliklerinde.

Dünyaya gelmek için sıra bekleyen bebekler görüyorum.

Diyemiyorum “doğmayın” diye.

“Önce doğanların insan olmasını bekleyin sonra doğun” diyesim geliyor.

Yoksa ölümlere doğacaksınız diyesim geliyor!

Ve nedendir bilinmez, bunca eğitim sistemine rağmen, bunca dini eğitime rağmen, bunca iletişim aracına rağmen gücümüz yetmiyordu insanlık adına çocukları korumaya.

Ne acıdır ki hayvanların bile eğitildiği dünyada insanları eğitemiyorduk.

Eğitim Sistemimizi Düzeltmeden İnsanımızı Düzeltemeyiz

Biz eğitim sistemimizi ezbere dayalı ve sınav odaklı olmaktan çıkarıp iyi bireyler yetiştirme üzerine kurmuş olsaydık bu gün ülkemizde ne hayvanlara nede çocuklara bu kadar kötülük yapılmazdı.

Her öğretim yılı sonunda okul yöneticilerine ve öğretmenlere “ne kadar başarılı öğrenciniz var, sınavlarda ki başarı durumunuz nasıl?” diye sorulur. İstatistikler tutulur.

Keşke bunun yerine “geleceğimiz için ne kadar iyi bireyler, iyi yurttaşlar yetiştirdiniz ”diye sorulsaydı.

Eğitim düzelmedikçe insanımız düzelmeyecektir. İyi insan yetiştirmenin yolu takke ve medreselerden geçmez, çağa uygun eğitim kurumlarında hurafeden uzak eğitim sistemi ve çağdaş öğretmenler tarafından düzeltilir.

Dini eğitim de kendi dilimizde yapılmalı ve dinin sadece cennet için gerekli olmadığını, insanları cennete taşıyan bir araç olmadığını, dünya yaşamında iyi insanlar olarak kalmamız gerektiğini öğretecek şekilde olmalıdır.

Dini eğitimi gerçek anlamda eğitim veren okullarımızda vermeliyiz.

İyi ve dindar insan olmanın sakalla, cüppeyle, sarıkla olmayacağını Allah’ın emrettiği kurallarına uymakla olacağı öğretilmelidir.

Ali Galip Akyıldırım