Ali Galip Akyıldırım

Kader mi Dediniz?

Bu ülkede sürünerek yaşamanın kader olduğuna inanmıyorum.

Sadece birileri rahat hayat sürsün diye kadere inandırılan insanların çoğunluğuna inanıyorum.

Mesela; işçi haklarını savunan sendikacılara bakın bindikleri araç trilyonluk son model lüks araçlar. Yaşamları kalburüstü.

Ve bu adamlar açlıktan nefesi kokan, her an işten çıkarılma korkusuyla yaşayan işçilerin hakkını savunuyor.

Diyanet İşleri Başkanının bindiği araç trilyonluk son model lüks araç.

Bütçesi Milli Eğitimi katlamış, başkanın maaşı vekil maaşlarını sollamış.

Bu kuruluş açlıktan nefesi kokan halk yığınlarına şükretmesini beterin beteri olduğunu öğretiyor.

Cumhurbaşkanlığına bakın, Meclis Başkanlığına bakın, halkçıyım diyen, dinciyim diyen muhalefet liderlerine bakın, seçtiğimiz vekillere bakın tablo daha da uçuk.

Din, imandan, cennetten, cehennemden bahseden ve insanları köle gibi kullanan Tarikat ve cemaatlere bakın şeyhlerine, şıhlarına, ayakçılarına oluk oluk paralar aktığını göreceksiniz.

 Paraya doyanların en az dört kadınla beraber olmak istediklerini göreceksiniz.

Din adına ahkâm kesenlere bakın “fakirliğin büyük bir şans olduğunu, fakirlerin cennete zenginlerden önce gireceğini” anlatıyorlar. Anlatanların yaşam tarzına bakın cenneti zaten bu dünyada yaşadıklarını göreceksiniz.

Bir zamanların fakir ama onurlu cumhuriyetinden dem vuran sözde Atatürkçülerin demlendikleri ortamlara bakın. Kokoşluklarına bakın.

Günümüzün sosyalistlerine bakın.

Günümüzün halkçılarına bakın.

Günümüzün “komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” diye ahkâm kesen din tacirlerine bakın.

Çünkü bunların hiç birisi halk için halktan yana hiçbir eylemin içinde değillerdir.

Kısacası güzel kardeşim onlar lüks arabalara binsinler, saraylarda yaşasınlar, cenneti bu dünyada yaşasınlar diye siz onların faytonlarını çeken atlar olmaktan kurtulamayacaksınız ve de onlar lüks arabalar binsinler diye sizler çıplak ayaklarla daha çok yürüyeceksiniz.

Onlar gökyüzünde lüks uçaklarla uçarken sizler sürüngen gibi yaşamaya devam edeceksiniz.

Yine de umudunuzu kaybetmeyin. “Mutlu olmak için kendinizden yukarıdakilere değil, kendinizden aşağıdakiler bakın” ve halinize şükredin. Siz öldükten sonra sizi bekleyen cenneti düşleyin.

Hadi iyi akşamlar. Bu yazıyı okuduktan sonra sakın ola ki “beğen” butonuna basmayın. Ne olur ne olmaz!