Ali Galip Akyıldırım

Kişiye Özel Demokrasi Olmaz

Demokrasiyi içselleştirmeyen, demokrasi kültürüne sahip olmayan ülkelerde her şey zamanaşımına uğrar.

Gerektiğinde tarihimize geçmiş katliamlar bile zamana yenik düşer.

Adaletin hükmetmediği yerde de toplum bütünlüğü temelden sarsılır.

Biliyoruz ki kendinden olmayanı reddetmek, en büyük demokrasi suçudur.

Bu geçmişte de yapıldı, şimdi de yapılıyor.

Ne zaman "gerçek bir demokrasi" çığlıkları atılsa.

Sistem yan yatırılıyor.

Aslında hepimiz biliyoruz ki demokrasinin yapıcı tarafları vardır, yıkıcı tarafı olamaz.

Olursa zaten o demokrasi olamaz.

Gerçek demokrasi, önce kendi kusurlarını yüzüne vuranları sever.

Eleştirilerden ders çıkarılmasını sağlar. Her sese kulak verir.

Ama bir yanağına tokat yediği zaman, öteki yanağını uzatmayı da reddeder.

Bizdeki demokrasiyi anlatmaya gerek var mı?

 Kısacası sille tokat ve korkutmak hatta benden değilsen süründürmek!

Bu durumda sıkıysa öteki yanağını uzatma bakayım,

Sıkıysa karşı fikir ürette görelim…

Demokrasi, bir ülkede "pastayı yeme" kavgasına dönüşmüşse.

Ortada kaymaklı bir durum vardır demektir.

O kaymağı da kendi demokrasisine inanlara yalatıyorsa sistem,

İşte o zaman ülkede sarsıntı başlar.

Oysa gerçek demokraside "Siz önden buyurun" anlayışı olmalıdır.

Her ne kadar düşünceler birbirini yese de...

Hak edenin hak ettiğini alması gerekir.

Bizim gibi ülkelerde demokrasi daha iyi bir demokrasiyle tedavi edilmelidir.

Ama ülkemizde demokrasi, yayılan yozlaşmanın damarlarında tedavisi imkânsız bir hastalık haline dönüşmüşse,

Demokrasi toplumu korkutmaya yönelik bir sistem haline gelmişse,

Çocukların demokrasiyle yetiştirilmediği bir ülke, her zaman korkulacak bir ülke olur.

Ve her iktidara gelen geçmiş zamanların tüm rövanşlarını almaya kalkışır ki işte o zaman ülkede ne huzur kalır ne beraberlik.

Zaten yeteri kadar tüm geçmiş zamanların rövanşı alındı.

Geriye sadece susturulmuş ve korkutulmuş bir halk kaldı.

Demokratik bir ülke olabilmemiz için yasama, yürütme ve yargının demokratik bir şekilde işlerini yapmaları gerekmektedir.

Demokrasiye “güç bendedir” diyenlere karşı “güç halktadır” denilerek sahip çıkılmalıdır.

Gücün, demokratik haklarından üreten halka ait olduğu gerçeği hep yaşatılmalıdır.

Ali Galip Akyıldırım