Murat Gülcen

İyinin Ve Kötünün Ötesinde Sanat

Edebiyat, güzel sanatlar, plastik sanatlar insan ruhunun ve zihninin inceliklerini yansıtırken insanları etkilemekte ve insanların hayat mücadelesinde kendilerini tanımalarına vesile olmaktadır. İnsanın temelde iyi ya da kötü olduğu sorunsalını felsefi mecralara bırakalım. Ancak kanımca insan hem iyinin hem de kötünün baş aktörü olarak öne çıkmaktadır. Her insan hem iyidir hem de kötü…

Mutlak iyi ya da mutlak kötü olmadığımızın kanıtları da bir çok münferit olayda kendini göstermektedir. Masum bir insanın canına kıyan bir katilin, cinayet anına kadar yaşadığı, maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik baskılar,manipülasyonlar katili belki de o cinayeti işlemeye mecbur bırakmıştır. Öte tarafta, bir yardım kuruluşuna yüklü miktarda bağışta bulunan bir beyzadenin bu bağış faaliyetini gerçekleştirmesindeki temel saik nedir? İhtiyacı olan kişilere görünmeden aracı bir kurum kanalıyla yardım eli uzatmak mı yoksa, basında boy boy görünme isteği mi? İslami öğretideki “ameller niyetler göredir.” anlayışını zikrederek bu örneklemeleri sonlandıralım.

Peki, bu noktada, insanın iyiliği ve kötülüğü konusundaki tartışmanın içinde ve dışında sanat nerededir, nasıl bir yol izlemektedir?

Sanat iyinin ve kötünün ötesindedir. İyiyi ve kötüyü açıkça göstermekteki ustalığı nedeniyle insana kendi gerçeklerini hatırlatır. Sanat insan tabiatının inceliklerini ve estetik haz duygusunu yükseltmeye çalıştığı gibi; yozlaşmış toplumların, baskılanmış, mağdur edilmiş, ötekileştirilmiş insanların da gerçeklerini yansıtmakla mükelleftir. Bir toplum çürümeye yüz tutmuşsa sanat bu çürümeyi de yansıtabilmelidir. Tüm insanlık dışı uygulamaların özgürce dile getirilebileceği ender alanlardan birisidir çünkü sanat.

İnsanın kendisini ve yaşadığı toplumu/dünyayı anlamasını sağlamak için sanat, hem insan tabiatının gerçeklerine hem de bu insan tabiatı dediğimiz olguyu değiştiren çevreye(sosyal, ekonomik, ekolojik…) odaklanmalıdır. Çünkü ideal olana ulaşabilmek için sanata her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak sanat insana başka dünyaların da mümkün olabileceğini gösterir:

Kurulu düzende bizlere sunulan ve değişmez bir kadermişçesine yaşamamız beklenen, teknolojinin yanlış kullanılması ile kirlenen, medya kanalıyla insanî duyarlıklarımızı yitirten, bize komşumuzu görmezden geldirten, para ve güç hırsıyla hayatlarımızı ipotek edip işbirliği ve dayanışmayı öteleyen bu düzenden başka dünyaların da mümkün olduğunu gösterir.

Daha yaşanabilir, daha özgür, daha eşitlikçi, daha adil, daha insanî bir dünyanın inşası ancak sanatla mümkün olabilir.