Murat Gülcen

-Kafa Yoranlar-

Cılız bir insan ikliminde varoluş çabası gösteren tüm insanlar, belirli sancılar etrafında dolanıp durmakta ve nihayetinde ya kendi kabuklarına çekilip kendilerini korumaya çalışmakta ya da yıllarca çabalayıp oluşturdukları kişilik/karakter özelliklerini, hastalıklı bir ölümle hayatı son bulmuş cesetler gibi kireçlenerek kendi kişisel geçmişlerine gömmektedirler.

Her çağın getirmiş olduğu belirli özellikler vardır. Ve her çağda birey, toplumsal adaptasyon sürecinde kendini toplumla özdeşleştirip kitleler içinde eriyip gitmeyi tercih etmeye meyilli olmuştur. Toplumun genel karakter özelliklerine uyum sağlama uğraşı, güvenlik ve huzur temelli güdülenmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Herkes gibi düşünme, herkes gibi giyinme, herkes gibi konuşma; herkesin beğendiğini beğenme, herkesin tapındığı güce tapınma… Bu durumlar kişiye görünmezlik sağlar.

Popüler olanın beğenisi, popüler olanın sorunsuzluğu anlamını taşır çoğunlukla. Çünkü herkes beğeniyorsa; beğenilen şeyin üzerine kafa yormaya gerek yoktur!? Seç geç, kafa yorma… İzle geç, kafa yorma… Dinle eğlen, kafa yorma…

Oysa var olduğu günden bu yana dünyanın geçirmiş olduğu süreçte, tüm bu gelişmişlik ve ilerleme “kafa yoranların” üretim ve birikimleri sayesinde mümkün olabilmiştir. Ve bu “kafa yoranlar” da çoğunlukla toplumun kolaylıkla kabul ettiği kişiler ola gelmemiştir. Toplum da her dönemde kendilerinden/kitleden farklı düşünen, farklı hisseden ve farklı duyarlıklara sahip olan kişilerden korkup onları sindirmeye çalışmıştır. Toplumsal düzenin korunması bağlamında farklı olan, tehlikeli olan manasına gelmiş fakat tüm bu ilerlemeyi borçlu olduğumuz kişileri de bu farklı ve tehlikeli kişiler meydana getirmiştir.

Öte yandan kitle psikolojisinden sıyrılabilmiş bu “kafa yoranlar”, kendilerini toplumdan izole ettikleri gibi yine topluma faydalı olma noktasında, bir yığın halinde tehlikesiz fakat faydasız kalan kitleden daha yüksek düzeyde bir toplumsal fayda sağlamıştır.

Gazali, İbn-i Haldun, Newton, Einstein, Sokrates, Aristo… ve daha nicesi, kendi yaşadıkları dönemin koşullarından sıyrılıp öteyi, hep daha öteleri görebilmiş ve bu nedenle kendi toplumları ile uyumlu yaşama bağlamında çeşitli sıkıntılar yaşamışlardır. Ancak tarih onların oluşturmuş oldukları sütunlar üzerinde sağlam bir şekilde durabilmektedir.

Bu nedenle içinde yaşadığımız çağ ve toplumsal koşullar içinde, bizlerden farklı görünen, farklı düşünen ve farklı duyan insanlara yönelik tutumlarımızı gözden geçirmekte fayda var. Toplum renklerle güzel…